DOPPLER ULTRASON

DOPPLER ULTRASON
Doppler incelemesinin çalışma prensibi “hareketli” cisimlerden yansıyan seslerin farklı olmasına dayanır. Burada hareketli olan kan damarları içerisindeki kandır. Kan içerisindeki hareket eden kırmızı hücrelere (alyuvarlara) çarpan ses dalgaları geri yansır. Çeşitli damarlara doppler incelemesi yapılmaktadır.

Gebelikte doppler incelemesinde en sık kullanılan damarlar:
Gebelikte ultrason inceleme yapılan duruma göre çeşitli arter (atar damar) ve ven (toplar damar) ‘lara yapılabilmektedir. Bunlar:
– Umblikal arter (Göbek kordonundaki atar damar)
– MCA (Middle Cerebral Artery, Orta serebral (beyin) atar damar)
– Fetal aorta
– Umblikal ven (Göbek kordonundaki toplar damar)
– Duktus venozus
– İntrahepatik (karaciğerdeki) venler

Doppler inceleme gebelikte hangi durumlarda yapılabilir?
– Anomaliler
– IUGR (gelişme geriliği) şüphesi
– PIH/ preeklampsi/ eklampsi (Tansiyon yüksekliği olan durumlar)
– Fetusta anomali/ fetal hastalık şüphesi
– Çoğul gebeliklerdeki bebeklerin eşit gelişmemesi
– Fetusta kalp anomalileri/ kalp hastalığı
– Aritmiler (kalpte ritm bozukluğu)
– Annede kalp-damar hastalıkları
– Daha önceki gebeliklerde gelişme geriliği, intrauterin fetal ölüm olması
– Daha önceki gebeliklerde tansiyon yüksekliği, preeklampsi olması

Doppler ultrasonun zararı var mıdır?
Bu güne kadar doppler ultrasonun herhangi bir zararı veya bir bebeğe ters etkisi gösterilememiştir. Fakat teorik olarak ısı artışı yaratması gibi bazı nedenlerden dolayı yine de gereksiz yere ve fazla uzun süre yapılamaması önerilir.

EKOKARDİYOGRAFİ

FETAL EKO (EKOKARDİYOGRAFİ)
Fetal eko (fetal ekokardiyografi) gebelikte fetusun kalp anomalileri açısından değerlendirilmesini sağlayan ultrason yöntemidir.

Konjenital kalp anomalileri 1000 canlı doğumda 5-8 kadar görülür. Doğumdan hemen sonraki neonatal dönemde ölümlere sebep olan en sık konjenital anomali grubudur.

Fetal eko 16. haftadan sonra yapılır, en iyi görüntü 21-22 hafta civarında elde edilir.

Hangi durumlarda fetal eko yapılır?
– Annede veya babada konjenital kalp anomalisi olması
– Daha önce kalp anomalisi olan çocuk doğurmak
– Annede gebelikten önce diabet olması (insülin bağımlı, tip1)
– Annede fenilketonüri olması
– Annede SLE gibi kollajen doku hastalıkları
– Annede epilepsi (sara) hastalığı
– Annenin gebelikte ilaç kullanması, teratojenlere maruz kalması (alkol, antikonvulsan, retinoik asid, rubella, koksaki, parvovirus)
– İleri anne yaşı (35’den büyük)
– Gebelikte yapılan normal ultrasonda şüpheli görüntü izlenmesi
– Fetusta ultrasonda kalp dışı anomalilerin tespiti
– Fetusta amniyosentezle kromozomal anomali tespiti
– Hidrops fetalis
– Aritmi (fetus kalbinde ritm bozukluğu)

SALİN İNFÜZYON SONOGRAFİ

SALİN İNFÜZYON SONOGRAFİ (SİS) (SULU ULTRASON)
SONOHİSTEROGRAFİ (SHG)

Sonohisterografi (SHG) veya salin infizyon sonografi (SİS) diye adlandırılan işlem vajinadan ve rahim ağzından geçerek rahim içerisine uzatılan ince bir katater (2-3 mm kalınlığında bir plastik boru) yardımıyla rahim içerisine serum verilerek ultrason yapılmasıdır. Rahim içerisine steril serum (steril salin solüsyon) verilmesi nedeniyle işlem sulu ultrason diye de adlandırılır. SİS işlemi tedavi edici bir işlem değildir, sadece teşhise yardımcı bir görüntüleme yöntemidir.

SİS (sulu ultrason) işlemi hangi durumlarda yapılır?
– Kısırlık durumunda bazen rahim içerisini (endometrial kavite) ilgilendiren patolojilerin araştırılması için
– Myom, polip gibi rahim içerisinde yer kaplayan lezyonlardan şüphelenildiğinde
– Anormal uterin kanama (aşırı adet kanaması) gibi durumlarda tanıya yardımcı olmak için
– Tekrarlayan gebelik kaybı
– Rahim içi yapışıklık (asherman sendormu)
– Uterus (rahim) şeklinde anormallik şüphesi

SİS (SHG, sulu ultrason) işlemi nasıl ve ne zaman yapılır?
– İşlem için genellikle adet kanaması bittikten hemen sonraki günler tercih edilir. Çünkü bu günlerde rahim iç tabakası olan endometrium incedir. Menopozdaki hastalarda herhangi bir gün yapılabilir. Gebelerde asla uygulanamaz.
– İşlem öncesi hastanın idrarını yaparak mesanesini boşaltmak dışında bir hazırlık yapması gerekmez.
– İşlemin yapılış şekli transvajinal ultrason ile çok benzerdir. (Transvajinal ultrason veya vajinal ultrason halk arasında alttan ultrason veya vajinadan yapılan ultrason şeklinde adlandırılır) Yalnız transvajinal ultrason yapılırken spekulum (muayene aleti) takılmaz hastaya, SİS yapılırken önce spekulum takılarak rahim ağzı görülür ve katater (kanül) yerleştirilir, daha sonra spekulum çıkarılır ve vajinal ultrason probu vajimnaya yerleştirilerek işlem yapılır. Bu esnada vajinadan dışarıya çıkan kataterin ucundan rahim içerisine doğru sıvı verilir enjektör yardımıyla. Transvajinal ultrason daha iyi görüntü sağlar ancak karından (abdominal) ultrason da yapılabilir SİS sırasında.
– İşlem ağrısızdır, vajinal ultrasonda olduğu kadar hafif bir rahatsızlık duyabilir hasta. Lokal veya genel anestezi gerektirmez.
– Ortalama 5-10 dakika arasında süren kısa bir işlemdir.
– Hasta işlemden hemen sonra günlük yaşantısına ve işine devam edebilir.
– İşlem sırasında rahim içerisine çok az miktarda serum sıvısı verilir. Bunda amaç sıvı ile rahim içerisinin dolması ve genişlemesi sayesinde rahim içerisindeki patolojilerin çok daha net görülebilmesidir. Normal ultrason incelemeleri ile rahim iç boşluğundaki (endometrial kavite) patolojiler çok net izlenemez çünkü rahim içerisindeki boşluk gebelik veya kanama olmadığı zamanlarda kapalıdır. Ancak SİS sırasında verilen sıvı ile rahim iç boşluğu genişleyerek burada yer kaplayan myom, polip gibi patolojilerin net izlenebilmesine olanak sağlar.
– SİS işlemi yumurtalıkla ilgili patolojiler veya rahimin dış yüzeyinden gelişem myom gibi paatolojiler hakkında bir avantaj sağlamaz, ancak bu patolojiler de normal ultrasonda görülebildiği gibi SİS sırasında da görülebilir.